Merhaba blog komşularım.
Hayatın her alanında karşımıza çıkan , özellikle sosyal medyada sıkça rastladığımız özünü kaybedip kendisi olamayan kişilere bir parça değinmek istedim. Son günlerde sosyal medyada denk geldiğim bazı paylaşımlar ve sevgili
Mayıs Yağmuru ' nun dünkü yazısında değindikleri bunda etkili oldu diyebilirim .
Ekranlardan severek takip ettiğim Dr.Zafer Akıncı geçenlerde bu konulara değinmişti. Bende hem onun hemde kendi düşüncelerimin yansıması olacak bu yazıyı paylaşmak istedim. Yine insana dair, yine herşeyden biraz...
Hiç bir şey göründüğü gibi değildir. Sosyal medyada gördüğünüz mutluluk tablolarına bakarak birilerini değerlendirme hatasına düşmeyin. Eğer herkes bu kadar hayatından memnun olsaydı psikolojik sorunlar, aldatmalar vs... bukadar artmazdı. Bunu aklınızdan çıkarmayın . Ve bir başkasına özenip '' niye onda var bende yok'' diye kendinizi boşuna üzmeyin.
Blogger' da da bu duruma rastlıyoruz. Göstermelik sevgiler, emek harcanarak yazılmış blog yazılarını taklit etme, beklenti içinde olma ve daha nice durumlar.
Böyle durumlarla karşılaşınca üzülüyoruz haliyle. Belki tepki gösterince haksızlığa da uğruyoruz. Bu reel hayatta da böyle. İşte bu yüzden :
''Size doğru düzgün bir katkısı bile olmayan insanların hayatınız hakkında söz sahibi olmasına izin vermeyin . ''
Tıpkı daha önce benim ve sevgili ''
Daha Mutlu Daha İyi Bir Hayat Mümkün'' ün paylaştığı Nadide Hayat filminde verilen mesaj gibi '' ne derler'' diye düşünüp asıl yapmak istediğinden vazgeçen, kendisi olma cesaretini gösteremeyen nice insanlar var. Aynı yukarıda gördüğünüz görseldeki gibi...
Yazılan mesajlar, kullanılan emojiler ve o andaki yüz halleri.
Buna ''mış'' gibi yapmak diyorum. Bu duruma reel hayatta da rastlıyoruz, sanal ortamda da. Kalbimizden geçmeyeni dilimize değdiriyor, hissetmediğimizi yüzümüze maske olarak yerleştiriyoruz.
Hiçbirimiz mükemmel değiliz. Fakat en azından özgün olmak, kendimiz olmak için biraz olsun çabalayabiliriz öyle değil mi? Geçmişte türlü hatalarımız olmuştur, Bizlerde belki bu tarz durumlara düştük zamanında. Fakat hala öğrenciyiz şu hayatta. Öğreniyoruz. Bende öyle.
Tıpkı Aşık Veysel'in dediği gibi. ''Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece'' .
Sevgi ve selam ile...
_Sade_